Bir Yazılım Şirketinde Stajyer Olmak


Yazılım Stajyeri Olmak

Bir yazılım firmasına stajyer olarak girmeyi başardıysanız, yazılım konusunda da temel düzey bilgiye sahipsiniz demektir. Sahip olmaya da bilirsiniz ancak ben şuana kadar hiç bir yazılım firmasının temel bilgileri bilmeyen kişileri stajyer olarak işe aldığını görmedim. Her neyse, diyelim ki bu firma çok büyük olmayan ortalama bir firma olsun. Orta sınıf bilişim ajansı gibi kısıtlı bir ekibin çalıştığı firma. Öncelikle, stajyerlerden beklenti hemen hemen her firmada aynıdır. Öğrenme arzulu olmanız, her söze atlamamanız, sadece söyleneni yapmanız, gerektiğinde ise fikir danışabilecekleri bir eleman. Bunlar kulağa çok basit gelebilir zira yapılamayacak şeyler de değil. Ancak tüm bunların yanında sizi diğer stajyerlerden ön plana çıkaracak bir takım konular var. Bu konuları hem kendi tecrübeme dayanarak hem de stajyerliğini yapmış arkadaşlarımın yaşadığı deneyimlere göre belirleyeceğim. İsterseniz maddeler halinde Nasıl iyi bir stajyer olunur? Konusunu işleyelim. Yazımızın sonuna doğruda ,Yazılım şirketinde nasıl iyi bir stajyer olunur ? sorusuna değinelim.


Nasıl İyi Bir Stajyer Olunur ?

  • Meraklı, istekli, çalışkan ve güler yüzlü olun!

Evet bu cümle size çok klişe geliyor olabilir ama inanın bana şirketler çalışkan, öğrenme arzulu ve araştırmacı bir stajyeri çok severler. Hele çok fazla soru sormayan, yapamadığı bir şey olduğu zaman önce araştırıp yapmaya çalışan stajyerlere bayılırlar. Sizden sorumlu kişiye asla aşırı düzeyde soru sormaktan kaçının. Eğer bir yazılım firmasında stajyerlik yapıyorsanız iki kat dikkatli olun bu konuda. Çünkü saatler boyunca bilgisayar başında kod yazan bir insanın stresini üzerinize kusmasını istemezsiniz değil mi ? 🙂

Aman diyeyim fazla çalışacağım diye uykunuzu yaban ellere atmayın uyuyun. 🙂
  • Her zaman girişken olun, sus pus oturmayın yeri geldiğinde kendi fikirlerinizi söyleyin!

Stajyerlerin yaptığı hatta benim de yaptığım ciddi hatalardan biri sürekli olarak kendi halimde çalışıyor olmamdı. Yani suskun olur ve sadece denileni yapardım. Tabii ki denileni yapmak birinci vazife ancak suskun kalmamak sizin iş yerinizde ki duruşunuzu değiştirecektir. Kendinizi orada bulunan bir hizmetçi veya kaba tabirle “amele” olarak asla düşünmeyin. Siz orada bulunan ve belki de herkesten daha çok istekli ve yararlı birer “çalışansınız”. Sizin fikirleriniz emin olun orada 3 veya 4 yıldır çalışan insanın fikirleri kadar değerli. Kendi fikirlerinizi önce kendi içinizde analiz edin, sentezleyin ve gerçekten yararlı olabileceğini düşünüyorsanız ortaya atın. Dediğim gibi düşünen ve düşündüğü şeyleri söyleyebilen kişi her zaman ön planda olur.

  • Asla ama asla iş saatleri içinde sosyal medya kullanmayın! Hatta telefonunuzu dahi sadece iş için kullanın.

Bu size ilginç gelebilir yani şöyle bir tepki verebilirsiniz-Ya kardeşim boş zamanlarımda telefonumu açar bakarım veya internetten haber falan okurum ne var yani bunda!- Kesinlikle hiç bir şey yok , hatta bunu yapmanızı da kimse engelleyemez normal yaşantınızda zaten ancak değinmek istediğim nokta şu, iş yerinde sosyal medya kullanımı hele ki yapmanız gereken bir iş varken çok risklidir. Hem dikkatinizi dağıtır, hem zamanınızı çalar hem de itibarınızı düşürürsünüz. İş yerine girdiğiniz andan itibaren tek odaklanmanız gereken konu işinizdir. Bunu sakın unutmayın ! Düşünün bir anda patron geliyor ve sizi o halde görüyor, patrona ne cevap vereceksiniz ?

-Ya efendim bilgisayara bir program kuruyordum da ondan beklerken sosyal medyaya bakayım dedim. Aslında düşününce fena bir mazeret değilmiş… Öhöm öhöm 🙂 “Başarının sırrı, amacın sürekliliğidir.” – Bemjamin Disraeli

  • Her işi siz yapacaksınız diye bir şey yok. Gerektiğinde hayır demeyi deneyin. Siz hizmetçi değilsiniz!

Evet ben dahil bir çok kişiyi ikilemde bırakan bir konu aslında bu. Patronum bana bir sürü iş veriyor ancak bunların hepsini yapamıyorum, bu durumu nasıl anlatabilirim? Şeklinde soruları bende soruyordum kendime. “Acaba yanlış bir şey mi demiş olurum” veya “peki hayır dersem beni kovar mı ?” Şimdi düşündüm de işten kovulmak, çalışanın sadece bir hayırına baksaydı vay şirketlerin haline. Korkmayın, yapamayacağınızı düşündüğünüz veya size fazla gelecek işleri söyleyin. Orta yol bulmaya çalışın. Hele bir de işini iyi yapan bir stajyer iseniz patronunuz sizi kolay kolay bırakmayacaktır içiniz rahat olsun 🙂

  • Her şirkette kendini beğenmiş veya sinir bozucu bir kişilik vardır, ancak asla o kişiyi kafanıza takmayın.

Sinir bozucu insanlar, yaptığınız işi ne kadar iyi yaparsanız yapın beğenmeyenler, bulunduğunuz ortamda sizi küçük düşürmeye çalışanlar, kurnazlık ve çirkeflik ile sizi geçmeye çalışan tipler. Bu tarz insanları şuan örneklendirerek anlatabilirdim ancak ne sizin ne de kendimin  sinir katsayısını fırlatmak istemiyorum 🙂 Peki bu tarz insanlara karşı nasıl yollar izlemeliyim ? Sorusunu cevaplayalım. Öncelikle kesinlikle onların dilinden onları yenebileceğinizi zannetmeyin, büyük bir hataya düşersiniz. Kendi deneyimlerime dayanarak söylüyorum tamamı ile sakin kalın. Siz işinizi doğru ve başarılı bir şekilde yapmaya devam edin. Bir denileni iki etmeyin. Her zaman ilk önce siz bitirin ve gösterin. Peki tüm bunları yaptıktan sonra hala sizinle uğraşabilecek gücü kendisinde buluyor ise, o zaman bu konuyu kişiyle bir cafeye giderek karşılıklı konuşun. Konuşarak çözmeye çalışın, ortak nokta bulun. Her şeyi yaptım ama yok ben asla o kişiyle aynı ortamda çalışmam diyorsanız o zaman son çare olarak bu durumu patronunuza anlatın. Hiç bir zaman sizi yaptığınız işte kötü gösterecek insanlara karşı susup kalmayın. Daima kötü sözler veya çirkinlikler ile değil yaptığınız işler ile ona cevabınızı verin.

“Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın.” – Konfüçyus


İyi Bir Yazılım Stajyeri Olmak ?

Bu yazıda anlattığım çoğu şeyi bir yaparsanız aslında çoktan vazgeçilmez biri haline gelirsiniz. Ancak tabii ki yazılım stajyeri olmak biraz disiplin ister. Öncelikle gününüzün 8 – 9 saatini bilgisayar başında geçireceğinizi unutmayın. Yazılım üzerine gelecek hedefliyor iseniz zaten bilgisayar başında uzun saatler geçirme konusuna da alışkınsınızdır. Ancak kendinizi sürekli bilgisayar başında tutmayın. Öz geçmişinizde bulunan hobiler kısmına neredeyse hepinizin koşma, spor yapma, sinemaya gitme veya kitap okuma yazdığınızı biliyorum. Ancak bunlara biraz daha ağırlık vermeniz gerekiyor. Spor yapma konusunun altını ciddi bir şekilde çiziyorum çünkü gerçekten yazılım alanında çalışan insanların spora ihtiyaçları var. Spora aslında herkesin ihtiyacı var ancak felsefe sevdiğimden dolayı şu soruyu sizlere sormak istiyorum: Sizce “Nasıl göründüğün değil neler yaptığın önemlidir” veya “Kim olduğun değil nasıl göründüğün önemlidir” sözü mü ? Yorumlar bölümünden cevaplarınızı iletirseniz çok mutlu olurum 🙂 Neyse asıl cevabımıza gelelim biz. İyi bir yazılım stajyeri olmak için iyi bir araştırmacı ve disiplinli bir birey olmanız gerekiyor. Bloom taksonomisi’ni duymuşsunuzdur. Duymamış iseniz hemen kısaca anlatayım. Bloom taksonomisi, üst düzey düşünce beceresini bireye kazandırmaya amaçlayan bir çalışmadır. Bu taksonomi sayesinde hemen hemen her düşünce alanında başarılı olabilirsiniz.

“Bazı insanIarın fikirIeri, buIutIarIa örtüImüş tepeIere benzer. ” – BuaIo

Bizleri takip etmeniz isteği ve başka yazılarda buluşma dileği ile…

 

Bir Yazılım Şirketinde Stajyer Olmak

Giriş Yap

Hoşgeldin
Don't have an account?
Kayıt Ol

Şifreni Yenile

Back to
Giriş Yap

Kayıt Ol

Ekimize Katılmaya Hazırmısın

Back to
Giriş Yap
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals