Bir İnsan Bir Sohbet Serisi / Aykut Çağlar Aydın


Crytek 3D/CG Artist Aykut Çağlar Aydın

  • Merhabalar Aykut Çağlar Bey, biraz klasik bir soru olacak ama röportaja sizi tanıyarak başlamak istiyorum. Aykut Çağlar Aydın kimdir?

1990 yılında Erzurum’da doğdum, ilköğretim ve lise eğitimimi Erzurum’da tamamlayıp Üniversite eğitimim için İstanbul’a geldim. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV bölümünü birincilikle bitirdim. Sonrasında 3D ile kariyerime devam ettim ve şuan bir firmada 3D Artist olarak çalışmalarımı devam ettirmekteyim.

  • Kendi adıma ve çevremdeki benim gibi üniversitede yeni öğrenciler adına bir soru sormak istiyorum. CG ARTIST VE 3D ARTIST için Bilgisayar Grafik Sanatçısı olduğu söyleniyor. Mesela nasıl müzik veya resim yapana sanatçı deniliyorsa sizlere de Bilgisayar grafik sanatçısı deniliyor. Bu fikre katılıyor musunuz?

Bu görüşe kısmen katılıyorum çünkü; ünvan olarak 3D ve CG ile uğraşanlara 3D artist-CG artist diyoruz ama bence sanatçı ile teknik adamı birbirinden ayırmak gerekir. Siz olaya tamamen teknik olarak bakarsanız müşterilerden, ajanslardan gelen briefler, çizimler ve fikirleri birebir uygularsanız buna sanat demek benim için oldukça zor olur. Benim gözümdeki 3D artist yaptığı işe daima yaratıcı yaklaşan, estetik kaygıları olan, kendi fikirlerini ve yaratıcılığını işlerine yansıtandır. Aynı zamanda bir 3D artist (teknik adam demiyorum) sıfırdan oturup bir dünya yaratabilir. Burada kesinlikle abarttığımı düşünmeyin, oturup bir denizaltı da yapabilirsiniz, masmavi gözleriyle gülümseyen bir çocuk da ortaya çıkarabilirsiniz veya soyut kavramlarda gezinip bir eser de ortaya çıkarabilirsiniz.

  • Peki CG artist olmak için doğuştan gelen bir yetenek olması mı gerekiyor bu işi yapan insanda? Yoksa yoğun çalışmalar sonucunda her isteyen bu işi yapabilir mi?

Siz yoğun çalışmalar sonucu pürüzsüz renderlar, kusursuz modeller ortaya çıkarabilirsiniz ama sanatçı ruhunuzu ortaya koymazsanız adınız 3D Sanatçısı olmaz, 3D uzmanı veya operatörü olur, bu da bana göre bir meslektir ve saygım sonsuzdur, operatör mü olmak istiyorsunuz yoksa sanatçı mı buna karar vermelisiniz. Her ikisini de aynı anda olabilirsiniz ama burada bence yetenek devreye giriyor, Bir 3D sanatçısı Rembradnt’ın ışıktaki ustalığından , Michelangelo’nun heykellerindeki estetikten asla bihaber olmamalı, sanatla daima iç içe olmalıdır. Bu şekilde teknik çizimlere bile farklı bir tat vermek mümkündür.

  • Size kuru fasulye ve pilav gibi birbirinden ayrılmayacak iki soruyu aynı anda sormak istiyorum izin verirseniz. CG Artist olmak nereden aklınıza geldi? Birden bire farklı programlar öğrenirken CG Artist olabileceğinizi mi keşfettiniz yoksa CG Artist olmak için mi farklı programları kullanmayı öğrendiniz? Ve ilk programınızı ne zaman öğrenmeye başladınız?

İkinci sorudan başlayayım ilk programımı ne zaman öğrendim? Belki şaşıracaksınız ama ilk defa ortaokul yıllarımda Video Editing yazılımlarını kurcalamaya başladım. Lisede photoshop, sonrasını ise biliyorsunuz zaten. Gelelim ilk soruya, farklı programlar öğrenirken CG Artist olabileceğimi keşfettim ve aynı zamanda CG artist olmak için farklı programlar kullanmayı öğrendim, yani her ikisi de. Bu işi yapmaya üniversite 3. Sınıfta karar verdim ve kursa başladım. Okulda da derslerim gereği bir filmi her yönüyle inceliyordum. 3D ve görsel efektler çok fazla ilgimi çekti, video editing – kurgu konusunda kendimi iyi yetiştirmiştim ama açıkçası manevi olarak da doyurucu gelmedi. 3D öğrenmek istedim, bir şeyler yaratmak beni her zaman cezbetmiştir, zaten aksi olsa bu kadar mahalle baskısına rağmen güzel sanatlar okuyup sanatla ilgilenmek bu ülkede hayli zor olsa gerek. Aynı zamanda bilişime olan bir ilgi de var tabi, ben kendim için bunu el yatkınlığı olarak değerlendiriyorum. Çocukluktan gelen bir şey bu. Bilgisayarda yapılan her şeye meraklıyımdır ve araştırıp öğrenmeyi çok seviyorum. Zaten her gün yeni bir şey öğrendiğiniz bir alan 3D.

  • Bir genç 3D/CG artist olmak istiyorsa hangi programları öğrenmeli hangi yeteneklerini geliştirmeli? Bize biraz tavsiyede bulunur musunuz?

Bana göre iyi bir üniversite eğitimi şart. Neden derseniz benim okulda aldığım sanat tarihi derslerim, ışık ve kamera derslerim bunların hepsi bu meslekte tutunabilmeme çok yardımcı oldu. Okuduğum bölüme ait işleri yapmıyor gibi görünsemde aksine mesleğimde okulda kendime kattıklarımın bana çok faydası oluyor. Bu mesleği yapmak isteyen arkadaşlar içinde bununla alakalı üniversite bölümlerini araştırabilirler. Aynı zamanda dil çok önemli, ülkemizde bu alanda Türkçe kaynak bulmak imkansıza yakın bu yüzden İngilizce kesinlikle cepte olmalı. Sanırım en zoru ve önemlisi ise sabır. Ben bu işe karar verdiğimde okuldan bir hocam “sen kafayı yemişsin” demişti hiç unutmam. Gerçekten sabır gerektiren bir iş. 3D/CG artist olmaya karar verilmişse teknik olarak 2D yazılımlara da ihtiyacınız var photoshop,illustrator gibi 3D ile 2D her zaman iç içedir. En uygun 3D yazılım hangisi derseniz buna cevap vermek zor çünkü iki farklı yazılımla da aynı hedefe ulaşabilirsiniz. Tabi bunu modelleme render ve animasyon gibi temel kavramlar için söylüyorum Sonrasında CG nin hangi alanında profesyonelleşmek gerektiğine karar vermek gerekiyor. Son ve en önemli tavsiyem; İş hayatına uyum sağlamak, işi profesyonellerden öğrenmek için staj yapmalısınız ama staja başladığınızda temel olarak bazı basit kavramları biliyor ve uyguluyor olmalısınız. Sıfırdan kabul edilmeniz zor.

  • Şimdi en sevdiğim soruma geldim. Bildiğim kadarıyla şu an Crytek şirketinde 3D Artist olarak çalışıyorsunuz. Ben çocukluğumu Crytek’in yaptığı Crysis oyunlarıyla geçirmiş biri olarak Crysis serisine hayranım. Yani benim gibi bu oyunla büyümüş bir çok yaşıtım Crytek’te çalışmak ister ama herkese nasip olmaz. Sektörde ilerlemek, kendini ispatlamak Crytek gibi büyük şirketlerde görev almak şu an için bana imkansız gibi duruyor. Ama yapan nasıl yapıyor diye bir söz var. Siz kısa sürede nasıl bu kadar ilerlediniz? Tekrar tavsiye istiyormuş gibi olacak ama bu sefer üniversiteden mezun olduktan sonraki dönemden şuana kadar yaptığınız işlerden biraz bahsedebilir misiniz?

Üniversite son sınıftaydım bitirme projem için bir belgesel çekiyorum, film bir balıkçı teknesinde geçiyor hafta içi 2-3 gün denizde çekimdeyim diğer günler okuldayım, hafta sonu ise 3D kursundayım. Okulum bitti ve kep törenimin ertesi günü gönüllü olarak bir post production ajansında staja başladım, 6 ay 1 kuruş almadan sadece 3D öğrenmek için yaptığım bir şeydi aynı zamanda stajdan çıkıp eve gelip bilgisayar başında devam eden bir süreç var. Biraz yorucu ve stresli bir yol evet ama para kazanmak da asla kolay değil. Bugün bu işten para kazanabiliyorsam o günkü fedakarlıkların önemi büyük ve bence hala yolun başındayım. Stajdan sonra bir iki ay iş arama sürecim oldu, bu süreç içinde de evde portfolio olarak gösterebilmek için modeller yapıp render alıyordum. Sonra işe başladım, ilk işim olduğundan ve öğrenmeye fazlasıyla ihtiyaç duyduğumdan bana ne kadar maaş ödeneceğini umursamadım bile. İlk zamanlar parayı ikinci plana atmak zorundasınız. Bir şeyleri başarmak istiyorsanız sabretmek ve durmadan çalışmak gerek. Benim de ümitsiz dönemlerim oldu ama bu dönemleri aşmak için ihtiyaç olan şey yine insanın kendi azmi ve kararlığı. Ve söylediğiniz söz benim için bir motto gibidir “yapan nasıl yapıyor?” imkansız diye bir şey yoktur. Umarım ülkemiz bu alanda daha da gelişir ve daha güzel işler ortaya çıkarabiliriz.

  • Ve son olarak herkesin iş/üniversite hayatında yaşadığı değişik ilginç anıları vardır. Bizimle paylaşmak istediğiniz anılarınız varsa dinlemek isteriz.

İlk iş görüşmemdi, bir reklam ajansına görüşmeye çağrıldım, görüşme odasına girdim sandalyeye oturdum. Kedilerle de hiç aram yoktu ve şansıma ofiste iki tane kedi var, ben mülakattayım. Kediler yabancı buldular tabi başladılar benimle uğraşmaya, biri bacağıma değiyor sürekli diğeri koltuklarda hoplayıp zıplıyor. Bir yandan hayatımın ilk iş görüşmesi rezil olmak istemiyorum diğer yandan kediler derken mülakatı yapanlar gülmeye başladılar ben tabi kıpkırmızı oldum. Heyecandan ne yapacağımı bilmiyorum, en son kedilerle pek aran yok galiba dediler. Ben çok severim aslında deyip durumu kurtarmaya çalışıyorum tabi pek işe yaramadı, neyse kedileri çıkardılar odadan. Sonra ben işe kabul edildim başladım o gün bugündür kedilerle aram iyidir, hem onlara hemde iş hayatına alıştım orada. Ama o iş görüşmesi hayatımda asla unutmayacağım bir andır.

  • Bilgilerinizi ve tecrübelerinizi bizimle ve okurlarımızla paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.

Bir İnsan Bir Sohbet Serisi / Aykut Çağlar Aydın

Giriş Yap

Hoşgeldin
Don't have an account?
Kayıt Ol

Şifreni Yenile

Back to
Giriş Yap

Kayıt Ol

Ekimize Katılmaya Hazırmısın

Back to
Giriş Yap
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals